|
SİNEMACILARIN,
T.C. KÜLTÜR VE TURİZM
BAKANLIĞI'NCA HAZIRLANAN
“TÜRKİYE SİNEMA MERKEZİ
BAŞKANLIĞI KURULMASI
HAKKINDA KANUN TASARISI
TASLAĞI”NA YÖNELİK GÖRÜŞÜ
1.
GEREKÇE
"Türkiye
Sinema Kurumu" kurma çalışmaları neredeyse 40 yıl öncesine giden ve
şüphesiz ki Türkiye sinemacılarının özlem duyduğu bir süreçtir. Sinemacılar
bunun için, bakanlık bürokratları ve üniversitelerle bir araya gelerek, sinema
sanatının temel sorunlarını çözecek "Türkiye Sinema Kurumu" yasa
taslağı hazırlamışlardı. Taslağın hedefi, çıkarılacak bir yasa ile idari ve
mali olarak sivil bir kurum oluşturmaktı. Fakat Kültür ve Turizm Bakanlığı,
geçmişteki bütün bu çalışmaları bir yana bırakıp, 28 Ekim 2009'da,
"Türkiye Sinema Merkezi Başkanlığı" adıyla eklektik bir yasa taslağını
hazırlamış ve sinemacıları, bu taslağı onarmaya çağırmıştır. Şüphesiz bu
gelişmenin tarihsel bir arkaplanı vardır. Bu arkaplana kısaca göz atmakta yarar
vardır.
Türkiye
Cumhuriyeti yeni kurulduğunda “Sinema Sanatı” daha rüştünü ispat edebilmiş bir
sanat değildi. Sinema bu yüzden savaştan yorgun ve yoksul çıkan yeni devletin
muasır medeniyetler seviyesine çıkma projesi içinde yer alamadı.
Fakat
sinemayı “tehlikeli bir gösteri” olarak gören daha sonraki iktidarlar, sinema
sanatı için pek bir şey yapmadı. Tam tersine, onu kontrol için İtalya'dan
Mussolini döneminde yapılmış sansür yasasını getirdiler. Bu korku II. Dünya
Savaşı sonrası biçimlenen iki kutuplu dünyada daha da arttı. Eğlencelik ve popüler filmler yapmaya itilen
Yeşilçam uzun yıllar kendi yağıyla kavrulmak zorunda kaldı.
Türk
Sineması'nın bugünkü zaaflarından birisi, kendi sivil toplum kuruluşlarının
zayıflığıdır. Bu zayıflığın temel nedeni ise, 12 Eylül askeri darbesi ile
sendikası ve sivil toplum örgütleri kapatılmış sinemacılardan çok, devletindir.
Bunun en büyük etkisi sendikal alanda olmuş ve
Sinema Emekçileri Sendikası ancak 1992 yılında yeniden açılabilmiştir.
Fakat aradan geçen yıllarda sinema sektörü, her geçen gün TV kanallarının ağır
çalışma koşulları içinde, sendikal bilinci edinemeyen ve sürekli değişen sektör
çalışanlarıyla dolmuştur.
Hareketli
görüntünün 1980'li yılların ortalarında dijitalleşmesi ile birlikte sinemanın
üretim tarzı da değişti. Bu değişim dünyanın bütün ülke sinemalarında aynı anda
bir krize dönüştü. Tüm ülke sinemacıları kendi devletlerinin kapısını çalarak
koruma yasaları ve destek fonlarının kurulmasını istedi. Kültür ve Turizm Bakanlığı bünyesindeki
“Telif Hakları ve Sinema Genel Müdürlüğü” de bu yüzden kuruldu. Bu adlandırmayla dünyada pek bir benzeri
olmayan söz konusu kurum, aslında devletin her iki alanda yıllardır beklettiği
sorunların da bir dışavurumudur.
Bilindiği
gibi, sanat/sinema ve devlet yakınlaşması son kertede çelişkili bir
yakınlaşmadır. Sinemaya Bakanlık bünyesi içinde biriken fondan maddi desteğin
sağlanmaya başlaması, sinemamızın zaten güçsüz ve dağınık sivil toplum
kuruluşlarını devlete karşı daha bir ürkek kıldı. Onların bu zayıflığını iyi
bilen Bakanlık bürokratları onların yerine düşünmeyi görev bilmeye
başladılar.
Bilindiği
gibi, Avrupa Birliği, uzun zamandır ülkemizden Fikri (ve Sınai) Mülkiyet
Hakları konusunda daha hızlı, sivil ve radikal adımlar atmasını bekliyor.
Bakanlık da buna çözüm olarak genel müdürlüğü “Sinema” ve “Telif Hakları” diye
birbirinden ayırmayı ve devlet güdümünde iki ayrı kurum kurmayı düşündü. Bunun
için de, “siz zaten dağınıksınız” diyerek, sektör adına iki ayrı yasa taslağı
hazırlayıp, sinema sektörünün bunları, fazla oyalamadan ve kurcalamadan,
onaylamasını istedi. Sektör içinde tartışmalar böyle bir zeminde başladı. “Telif
hakları” konusu sektörün toplu itirazına neden oldu. “Sinema” alanında ise bir
ayrışma oldu. Sektör kurumlarından
bazıları “başka çaremiz yok” diye taslakları onarmaya başladı. Bazı kurumlar
ise yıllardır üzerinde çalışılan yasa taslağı için ısrar etmeye başladı.
Tartışma sürecinde Bakanlık'ın gönderdiği yasayı kerhen onaylayanlar, tartışma
sürecinden sonra bu onaylarını dahi geri çekmeye başladılar. Öte yandan,
Bakanlık'ın gönderdiği Sinema Merkezi Yasa Taslağı'nı onaran grup, Bakanlık'a
yine yaranamadı ve bir yasa taslağı önermek dahi, Telif Hakları ve Sinema Genel
Müdürü'nün, onarıcı grup liderlerini “afaroz” etmesiyle sonuçlandı.
Bakanlık
ve sektör arasında çıkan bu çelişki, 2009 AB İlerleme Raporu'nun çeşitli
yerlerinde, hem yasalar hem de hükümetin sivil toplum kuruluşlarıyla ilgili
eksiklikleri olarak zaten belirtilmektedir. Dışişleri Bakanlığı'nın resmi web
sitesindeki (gayriresmi tercüme) bu Rapor'a göre;
“İcra alanında,
Sanayi ve Ticaret Bakanlığı ile Kültür Bakanlığı'nın eş başkanlığını yürüttüğü
üst düzey Fikri ve Sınaî Mülkiyet Hakları Koordinasyon Kurulu, Kasım 2008 ve
Şubat 2009'da iki kez toplanmıştır. Kurul'un amacı, fikri mülkiyet haklarının
korunması düzeyinin iyileştirilmesi amacıyla ilgili kurumlar arasında
işbirliğini teşvik etmektir. Hal böyle olmakla birlikte, fikri mülkiyet hakkı
sahipleri toplantılarda gerektiği üzere temsil edilmemişlerdir.”
“…Türk Hükümeti, bu soruna çözüm bulma yönündeki
gayretlerini, fikri mülkiyet hakları konularıyla ilgili çevrelerle işbirliği
içinde yoğunlaştırmalıdır.”
“Şu ana kadar Türkiye, fikri mülkiyet hakları
konusunda diyalog mekanizması kurulması için Komisyon tarafından Nisan 2008'de
yapılan öneriye istekli yaklaşmamıştır. Komisyon'la fikri mülkiyet hakları
konusunda bir diyalog mekanizması kurulması ve Türkiye'nin buna başarılı bir
şekilde katılması, bu faslın kapanış kriterlerinden birisini teşkil
etmektedir.”
“Türkiye
bunları fikri mülkiyet hakkı sahipleriyle yakın işbirliği içinde ele almalıdır.
Türkiye'nin, Komisyon'un önerdiği şekliyle fikri mülkiyet hakları konusunda bir
diyalog mekanizmasına katılması çok önemlidir.”
İlerleme
raporu Sinema/TV alanında çalışma koşullarının ne kadar kötü olduğu konusundaki
verilere ulaşamadığı için, sadece korsan yayıncılık vb. konulardaki kısmi
başarıları anmaktadır. Oysa ülkemizde Sinema/TV sektöründe çalışanların ne
kadar ağır ve sosyal güvenceden yoksun çalışma koşulları altında çalıştıkları,
bu koşulların ölümlere bile neden olduğu herkesin malumudur. Fakat İlerleme
Raporu, Bakanlık'ın gönderdiği yasa taslağında hiç değinilmeyen çalışma
koşulları ve sosyal güvenlik konularını da Türkiye için genel olarak yaptığı
değerlendirmede net bir şekilde saptamaktadır.
“Sosyal koruma alanında ilerleme
olmamıştır. Sosyal güvenlik tarafından sigortalı insanların oranı %80'in
altındadır ve bu rakam düşmektedir. Etkin planlama, koordinasyon ve sosyal
korunma tedbiri, sosyal yardım ve sosyal hizmet(ler!) hâlâ yetersizdir. Bu
durum, çoğu zaman hizmet ve sosyal yardımların objektif ve şeffaf kriterler
olmadan keyfi dağıtıma (uygulamalara!) yol açmaktadır. Bu sorunlara çözüm
bulması beklenen sosyal yardım ve primsiz ödemelere ilişkin taslak yasa henüz
kabul edilmemiştir. Sosyal korumanın dışında bırakılmışlara yönelik yeni sosyal
güvenlik reformunun etkisi henüz belli değildir. Bu alandaki hazırlıklar erken
bir aşamadadır.”
Yukarıda
verdiğimiz alıntılardan, Sinemacıların, İlerleme Raporu'nun arkasına saklandığı
anlamı çıkarılmamalıdır. Raporu öne çıkarmamızın nedeni, yıllardır kendileri
için bir yasa çıkarılmasını isteyen Sinemacıların seslerinden çok, her yıl
yayınlanan bu raporların bizi zorunlu olarak bu sürece sokmuş olmasıdır.
2. İTİRAZLARIMIZ
Biz
aşağıda imzası olan Sinemacılar, Bakanlık'ın “onaylamamız” için gönderdiği
“Telif Hakları Genel Müdürlüğü” ile “Sinema Merkezi Başkanlığı” kurulmasını
öngören yasa taslaklarına aşağıdaki nedenlerden dolayı karşı olduğumuzu
kamuoyuna duyururuz.
1- Gönderilen ilk taslakta, "...merkezin başkanını bakan atar" ve madde
5/2'de; "Başkan; Başkanlığı mevzuat hükümlerine, hükümet programına ve
bakanlar kurulunca belirlenen stratejilere uygun olarak yönetip
değerlendirir" denmiştir. Bu taslağın zihniyetinde, günlük siyasete güdümlü bir sinema merkezinin varlığı açıktır.
2-Taslakta sinema filmlerinin
üretimine yönelik, çalışanların hakları ve çalışma koşullarına ilişkin bir
sistemden hiç bahsedilmemiştir. Sinema
İş Yasası ile ilgili çalışmaların ivedilikle başlaması gerekmektedir.
3- Türkiye sinemasının, özel ve
kamusal fonların oluşturulmasını yönetecek bir finans örgütüne (sinema bankası), sayısal verilerin
doğru olarak toplanması için bir gözlemevine
(observatoire) ihtiyacı vardır. İlerleme Raporu'nda, “…mali saydamlığı artırmaya yönelik önlemler ertelenmiş hatta geriye
gitmiştir”, saptaması varken Taslaklar'da bakanlıkların fonlar üzerindeki
etkisini giderecek hiçbir madde bulunmamaktadır.
4- Yabancıların ülkemizde film
çekme koşulları yeniden düzenlenmeli, yasalarda gerekli değişiklikler
yapılarak, Türkiye vatandaşı çalıştırma ve sendikalı olma zorunluluğu
kotalarının da konulması gereklidir.
5- Meslek birliklerinin
birleştirilmesi hususu Bakanlık bürokratlarının öznel yorumudur ve Batı
ülkelerindeki ve Avrupa Birliği'ndeki teamüllere aykırıdır. Bu yüzden kurulmuş
ve kurulacak olan kurumların korunması ve desteklenmesinin gerekliliği,
demokratik bir zorunluluktur.
6- Taslaklar sürekli “Sinema”
alanını dikkate almakta, oysa hem sinema alanında çalışanları, hem de bu
alandan çok daha büyük ekonomik döngünün oluştuğu televizyon sektöründeki
sorunları gözardı etmektedir.
7- Sinema alanının Bakanlık
etkisinden çıkarılması zorunludur. Yasanın bu şekilde kabulü diğer kültür sanat
alanları için de cesaret verici kötü bir örnek olacaktır.
8- Ülkemizde, sanat eserini
açıklamanın temel mantığı, yaklaşık 50 yıldır Avrupa merkezli "sanat eseri"
tanımıdır. Oysa bu taslak ile tanım ABD merkezli "ticari meta"
tanımına kaymıştır. Taslak, bu haliyle, Türkiye Sinema Merkezi kurumunun
işleyişinde devletin ağırlığını arttırarak, “ticari meta” tanımı ile dahi
çelişkili hale gelmiştir. Bu durum sinemanın
bir sanat olarak varoluşunu tehlikeye sokacaktır.
3. İMZALAR
Zeki
Ökten-Yönetmen
Ahmet Servidal-Görüntü Yönetmeni
Alaattin Aksoy- Ressam
Ali
Yaylı - Oyuncu
Alper
Turgut-Sinema Yazarı
Aydan Büyükkara-Çizgi Filmci
Aydın
Sayman-Yönetmen
Aykut
Ünal-Oyuncu
Ayşegül
Gökçe-Yönetmen Yardımcısı
Barış Özbiçer-Görüntü Yönetmeni/Yönetmen
Başak
Ürkmez-Akademisyen/Animatör
Birol Engeler-Oyuncu
Burak
Lüleci-Oyuncu
Bülent Doruker-Yapımcı/Digital Film Academy
Bülent Kayabaş-Oyuncu
Caner
Erkan
Celal
Çimen-Yönetmen
Çağdaş Günerbüyük-Sinema Yazarı
Çağın
Özkan-Oyuncu
Değer
Vural-Yardımcı Yönetmen
Deniz
Coşkun-Animatör
Deniz
Tarsus-Kısa Filmci
Dinçer Aslan-Belgeselci
Emin
Yaşar-Oyuncu
Emre
Ulaş-Çizgi Filmci
Erden
Alkan-Oyuncu
Erdinç Şemen-Çizgi Filmci
Ergin Tezer-Animatör
Erkan
Can-Oyuncu
Eylem
Işık-Oyuncu
Fethi
Gürcan Mermertaş-Çizgi Filmci
Fırat
Yünlüel- Sanat Yönetmeni
Fuat
Onan-Oyuncu
Galip
Görür-Oyuncu
Gülsün
Odabaşı-Oyuncu
Gülsün
Sarıoğlu-Görüntü Yönetmeni/Yardımcı Yönetmen
Gülşah
Takur-Oyuncu
Güneş
Güneş-Yönetmen Yardımcısı
Gökçe
Pehlivanoğlu-Kısa Filmci
Hakan
Yılmaz-Çizgi Filmci
Hale
İşsever-Sanat Yönetmeni
Halil
Kumova-Oyuncu
Handan
İpekçi-Yönetmen
Hüseyin
Bulut-Yönetmen/Animatör
Hüseyin
Kuzu-Senarist/Akademisyen
İhsan
Ustaoğlu-Oyuncu
İlyas
Salman-Oyuncu
Kaan
Boğmacıoğlu -Oyuncu
Kazım
Öz-Yönetmen
Kemal
Hamamcıoğlu-Yapımcı
Levent
Aykul-Oyuncu
Levent
Elpen-Çizgi Filmci
M.
Ziya Ülkenciler-Sanat Yönetmeni
Mahmure Raizoğlu-Sinema
Yazarı
Metin
Avdaç-Belgeselci
Murad Çobanoğlu-Yönetmen/Kısa Filmci
Murat
Muslu-Oyuncu
Murat
Taygur-Oyuncu
Murat
Zubi-Oyuncu
Mustafa
Uzunyılmaz-Oyuncu
Nephan Baykal-Kısa Filmci
Neslihan
Siligür-Kamera Asistanı
Nur
Akalın-Yönetmen
Orkan Bayram-Yönetmen
Osman
Çağlar-Oyuncu
Ömer
Tuncer-Belgeselci
Ömer
Uğur-Yönetmen
Özgür
Ulaş Erdem-Kısa Filmci
Pelin
Aytemiz-Akademisyen/Kısa Filmci
Recai
Koçak-Yönetmen
Sadi
Çilingir-Sinema Yazarı
Selçuk
Hünerli-Akademisyen/Animatör
Selda
Çiçek-Yönetmen
Serdar
Günbilen-Karikatürist/Belgeselci
Sezgin
Akyol-Sinema Öğrencisi
Sinan
Güngör-Görüntü Yönetmeni
Süleyman
Turan-Oyuncu
Şafak
Tavkul- Çizgi Filmci
Şerif
Gören-Yönetmen
Tanya Jaziri-Oyuncu
Tarık
Akan-Oyuncu
Tayyar
Yıldız -Magazin Gazetecisi
Tunca
Yönder-Yapımcı/Yönetmen
Volga
Sorgu-Oyuncu
Yavuz
Özkan-Yönetmen
Yusuf
Ekşi-Oyuncu
Yusuf
Kurçenli-Yönetmen
Zafer
Ayden-Yapım Sorumlusu
Zafer
Kalkın- Çizgi Filmci
İmzanızı eklemek için tıklayın
Dağıtım;
- Avrupa Birliği
Türkiye Delegasyonu Başkanlığı
- T.C.Kültür ve
Turizm Bakanlığı (Bakan ve Genel Müdürler)
- DİSK Genel
Başkanlığı,
- KESK Genel
Başkanlığı,
- TMMOB Genel
Başkanlığı
- TTB Genel
Başkanlığı,
- Tüm Sinema
Kurumları Yönetim Organları,
- Üniversitelerin
ilgili fakülte dekanlıkları,
- Tüm Sivil Toplum
Kuruluşları,
- Sinema Yazarları
ve Köşe Yazarları
- Tüm Medya
Kuruluşları: Gazete ve TV kanalları Haber ve Kültür Bölümleri, Kültür,
- İletişim ve Sinema ile ilgili internet
siteleri
- Adalet ve
Kalkınma Partisi Genel Başkanlığı,
- Cumhuriyet Halk
Partisi Genel Başkanlığı,
- Milliyetçi
Hareket Partisi Genel Başkanlığı
- Bağımsız
Demokrasi Partisi Genel Başkanlığı,
- Bağımsız
Milletvekilleri…
- Vd…
|